ressam :tanrının koşulsuz sunumudur aşk.yazar :peki öyle diyorsun demek.tanrının sunumu...peki insanoğlunun bitmek tükenmek bilmeyen arzularına tanrı hangi kadehi uzatır dersin ?bir hayal kadehi mi?hem...
günler günleri kovalıyordu...günler günleri bir yaşam telaşesiyle kovalarken genç bir karamsar olan ben aynı telaşenin içinde çöp kutusuna atılmış gibisinden hissediyordum kendimi...pis,anlamsız,şehrin boşluğunda önemsiz kağıtlar...
hislerin dibindeki kıvılcımdır sözlerin güçsüz kaldığı an! çünkü kalbin çarpmasını anlatmak kadar zor ki.. iki göz ne anlatabilirse bir söz hatta sayfalar dolusu kelime ya da...
bir okyanusa öykünürsün uykunda bile ... bir okyanus kadar derin uykundayken sen ben yine seni düşünürüm.. kendi içinde verdiğin mücadelenin sancısı işte şuramdadır.. mehmet.. ismindeki samimiyet! bir anadolu pınarı gibi...
ne yazsam bir sona varmıyor tren ..kokusundan,buğusunda kaybolan bir çığlık gibi uykusuzluk..kana karışan bir zehir gibi başağrısı ve bir tutam tütün ciğere hapsedilen..bir ev gibi...
tarihin tekdüze tekerrürü.. benim denizi arayışım kederli çöllerde.. nedir bahar ayını üşüten iç çığlık? bir de kan kusuyor rahmim.. yok!! mutluluk isteyecek kadar düşmedim.. süründüm sadece.. baharın iç şakımasından iç çığlığıma bir...
ölç gözlerinle işte dalgalarla fizik yasalarının açıkladığı çember içinde çembere dönüşen ve kıyısına ulaştığında yeni dalgalar yaratıp yaratıp hiç bitmek bilmeyen yani namütenahi dedikleri şey benim ruhumun...
benden hüzün ithal et çünkü herşeyin bir maliyeti var sende kırılan kalbi zarar eğilimi görüp duygu ticareti yapıp basit dünyanın basit olgularıyla alınıp satılabilen şeyler olarak görüp piyasa ekonomisine döndürdün...